İçeriğe geç

Dil kelimesi geçen bir deyim nedir ?

Merhabalar! Ecel olarak “Dil kelimesi geçen bir deyim nedir” konusunda aklınızdaki soruları yanıtlamak için buradayız.

Kayseri’de Bir Gün: Söylenmeyenler, İçimde Birikenler

Sabahın Sessizliği ve İçimdeki Gürültü

Sabahları Kayseri’nin o keskin soğuğu yüzüme çarptığında, içimde hep aynı his uyanıyor. Sanki geceden kalan düşünceler odamın köşelerine sinmiş gibi. 25 yaşındayım ve hâlâ bazı sabahlar neden uyandığımı bile tam hatırlamadan kalkıyorum yataktan. Defterim her zaman yanımda oluyor; yazmak, bazen nefes almak gibi geliyor bana.

O sabah da öyleydi. Pencerenin kenarına oturup dışarı baktım. İnsanlar işe yetişme telaşında, hayat kendi hızında akıp gidiyordu. Ama benim içimde bir durgunluk vardı. Bir şey söylemek istiyordum ama söyleyemiyordum. İşte tam o an aklıma geldi: “Dil dökmek” diye bir deyim vardır ya, insanın anlatmak için kendini parçalaması… Ben sanki o an sadece içimde dökülemeyen kelimelerin ağırlığını taşıyordum.

Bir Mesaj ve Yarım Kalan Bir Cümle

Telefonum titrediğinde kalbim biraz hızlandı. Eski bir arkadaşım yazmıştı. Uzun zamandır konuşmuyorduk. “Nasılsın?” diye sormuştu sadece. Ama o iki kelime bile içimde kapalı kalan kapıları aralamaya yetti.

Cevap yazdım, sildim. Tekrar yazdım, yine sildim. Çünkü bazı cümleler ekranda kolay duruyor ama kalpte öyle değil. İçimde bir şeyler kırılıp duruyordu. Ona anlatmak istediklerim, aslında kendime bile itiraf edemediklerimdi.

Tam o sırada aklıma bir başka deyim geldi: “dilinde tüy bitmek.” İnsan bazen aynı şeyi o kadar çok anlatır ama kimse duymaz ya… İşte ben de sanki kendi iç sesime defalarca aynı şeyi anlatıp duruyordum ama kimse beni duymuyordu.

Dil Kelimesi Geçen Bir Deyim Nedir?

Bunu ilk kez kendime gerçekten sorduğumda lise yıllarındaydım. Türkçe dersinde öğretmenimiz tahtaya yazmıştı: “dil” kelimesi geçen deyimler.

O zaman sadece bir sınav konusuydu benim için. Ama şimdi düşündüğümde, dil sadece konuşmak değilmiş. Dil; susmak, söyleyememek, yanlış anlaşılmak, bazen de hiç anlaşılmamaktı.

Mesela “dili dolaşmak”… Heyecandan ne diyeceğini bilememek. Kaç kez başıma geldiğini sayamam. Ya da “dilini tutmak”… Söylemek istediğin o kadar çok şey varken kendini durdurmak zorunda kalmak.

Benim hayatımda en çok yer eden ise “dil dökmek” oldu. Çünkü bazı insanlar gerçekten kendini anlatmak için savaş veriyor. Ben de onlardan biriyim.

O gün defterime sadece şunu yazmıştım:

“Dil, bazen insanın en büyük kalabalığı.”

Şehir, İnsanlar ve İçimdeki Boşluk

İlginizi Çekebilecek İçerik: Bara yapmak nedir ?

Şunları da İnceleyin: Ağır kireçlenmeye ne iyi gelir ?

Öğleden sonra dışarı çıktım. Kayseri’nin sokakları her zamanki gibi tanıdık ama biraz uzak geldi. İnsanların yüzlerine bakarken herkesin bir yere yetiştiğini gördüm. Ama kimse gerçekten “orada” değildi sanki.

Bir kafeye oturdum. Yan masada iki kişi konuşuyordu. Birinin sesi yükseliyordu, diğeri susuyordu. O an fark ettim ki bazen susmak da bir konuşma biçimi. Ama en ağır olanıydı.

Kendi kendime düşündüm: İnsanlar neden bu kadar çok konuşuyor ama bu kadar az anlaşıyor?

İşte tam burada yine dil devreye giriyordu. Dil sadece kelimeler değil, aynı zamanda bir yük gibiydi. Söylenmeyen her şey boğazımda düğümleniyordu.

Geceye Doğru İnen Düşünceler

Akşam olduğunda Kayseri’nin soğuğu daha da sertleşmişti. Eve dönerken ellerim cebimde, kafamda aynı cümle dönüp duruyordu. Yazmak istiyordum ama hangi kelimeyi seçsem eksik kalacakmış gibi hissediyordum.

Odaya girip ışığı açtım. Defterimi aldım. Sayfayı açtığımda kalemim bir süre boşlukta bekledi. Sonra yazmaya başladım:

“Bugün içimde konuşan bir dil vardı ama dışarı çıkamayan.”

O an fark ettim ki ben aslında hep içimde konuşuyordum. İnsanlara değil, kendime.

Kendime Söylediğim Gerçekler

Bazen hayal kırıklığı hissi, insanın içine sessizce yerleşiyor. Bağırmıyor, kırmıyor; sadece orada duruyor. Ben de o hissi taşıyorum çoğu zaman.

Ama umut da var. Her şeye rağmen.

Çünkü insan ne kadar susarsa sussun, bir yerden sonra yeniden konuşmak istiyor. Yeniden anlatmak, yeniden anlaşılmak istiyor.

Ve belki de en önemlisi, dil sadece konuşmak için değil; insanın kendini bulması için var.

Son Düşünce: İçimde Kalan Kelimeler

Gece ilerlerken defterimi kapattım ama zihnim kapanmadı. İçimde hâlâ yarım kalmış cümleler vardı. Belki de hep olacak.

Ama artık şunu biliyorum: Her “dil” bir şey anlatır. Bazen sevgi, bazen kırgınlık, bazen de sessiz bir çığlık.

Ve ben, o çığlığı kelimelere dönüştürmeye devam edeceğim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet yeni giriş adresi