573 Hangi Hat? Bir Otobüs Numarasının Hayatımı Nasıl Felsefi Bir Krize Dönüştürdüğü
Daha Fazlası İçin: Keçiören hangi parti ?
İzmir’de yaşıyorsan bazı şeyleri hiç sorgulamazsın: rüzgâr neden bu kadar sert, deniz neden her zaman “bugün de dalgalıyım” modunda ve otobüsler neden hep senin koştuğun anda hareket eder.
Ama bir gün bir şey olur.
Telefonunu çıkarırsın, uygulamaya girersin, gözlerin o masum rakamı görür:
573 hangi hat?
Ve o an hayat durur.
Sadece otobüs değil… sanki evren sana kısa bir “emin misin?” bakışı atar.
İzmir’de Otobüs Numaralarıyla İlişki Kurma Evresi
İzmir’de büyüyen biri olarak şunu net söyleyebilirim: Otobüs hatları bizim için sadece ulaşım değil, kişilik testi.
Mesela 502: “Hızlı yaşarım ama trafiğe takılırım.”
121: “Ben Karşıyaka’nın duygusal çocuğuyum.”
873: “Ben yokum ama varım.”
Ve sonra bir gün karşıma çıktı:
573
İlk tepkim şu oldu:
“Bu sayı… bana ya iyi bir yer anlatıyor ya da hayatımı komple yanlış yönlendirecek.”
573 Hangi Hat? İlk Temas Anı
Arkadaş grubundayız. Kahve içiyoruz. O klasik İzmir gençliği sahnesi: biri diyet yapıyor ama boyoz söylüyor, biri “bugün çok yoruldum ya” deyip 3 saat yürüyüş anlatıyor.
Telefonuma baktım.
“573 hangi hat?”
Bunu sesli söyledim.
Hata.
Çünkü arkadaşım Burak direkt döndü:
— “Kanka bu soru böyle sorulmaz.”
— “Nasıl sorulur?”
— “Bu ya kader sorusu ya da gece 2’de yalnız kalınca gelen düşünce.”
İçimden bir ses:
“Belki de sadece otobüs hattıdır?”
Ama İzmir’de hiçbir şey “sadece” değildir.
İzmir Ulaşımında Kaybolma Sanatı
Şunu kabul edelim: İzmir’de otobüs kullanmak, küçük bir macera romanı gibi.
Her durak bir karakter.
Her hat bir hikâye.
Ve 573 gibi bir hat numarası gördüğünde, zihnin otomatik olarak şunu yapar:
“Bu Karşıyaka mı?”
“Bornova mı?”
“Yoksa beni Seferihisar’a duygusal olarak mı gönderiyor?”
Bir gün gerçekten denemeye karar verdim.
Durakta bekliyorum.
Yanımda iki kişi:
Biri yaşlı bir amca.
Diğeri benim gibi “ben nereye gidiyorum ya” bakışlı bir genç.
Amca bana baktı:
— “Evlat, 573 hangi hat biliyor musun?”
O an dedim ki:
“İşte şimdi tamam. Artık yalnız değilim. Hepimiz kayboluyoruz.”
İç Sesin Gereksiz Yorumları
Otobüsü beklerken iç sesim konuşmaya başladı:
“Belki de bu hat seni bambaşka bir hayata götürecek.”
“Belki de sadece işine götürecek.”
“Belki de hiç gelmeyecek.”
Gerçek hayat: otobüs 18 dakika gecikti.
İç ses: “Gördün mü? Kader.”
Ben: “Kardeşim bu sadece trafik.”
Ama iç ses dinlemez. O ayrı bir İzmirli.
573 Hangi Hat? Gerçekle Yüzleşme Anı
Sonunda otobüs geldi.
Kalbim hızlı atıyor. Sanki sınav sonucu açıklanmış gibi.
Kapıda yazıyor:
573
İçimden geçen:
“Tamam. Hayatım artık ikiye ayrıldı: 573’ten önce ve sonra.”
Bindim.
İçerisi… sıradan.
Ne büyülü bir ışık var, ne de hayat değiştiren bir aura.
Sadece sabah işe giden insanlar.
Bir amca uyuyor.
Bir öğrenci kulaklıkla müzik dinliyor.
Bir kadın poşetleri tutuyor.
Yani… hayatın kendisi.
Otobüste Felsefe Yapma Evresi
Camdan dışarı bakıyorum.
İzmir akıyor.
Ben düşünüyorum:
“573 hangi hat?”
Bu soru aslında otobüsle ilgili değilmiş gibi geldi bir anda.
Belki de insanın hayatta yön bulma çabasıymış.
Yanımdaki çocuk telefonuna bakmadan konuştu:
— “Abi bu hat hep böyle mi dolu?”
Ben:
— “Hangi hat?”
— “573 ya.”
Ve o an ikimiz de güldük.
Çünkü artık “573 hangi hat?” sorusu bir ulaşım sorusu değil, ortak bir yaşam deneyimi olmuştu.
Günlük Hayatın İçinde 573’ün Yeri
Ertesi gün işe geç kalıyorum.
Sebep: klasik İzmir üçlüsü:
Rüzgâr
Trafik
Benim erken kalkamama yeteneğim
Durakta beklerken tekrar aynı soru:
573 hangi hat?
Ama bu kez farklı.
Artık merak değil, alışkanlık.
Bir arkadaşım mesaj atıyor:
“Buldun mu sonunda 573’ü?”
Ben:
“Evet… ama sanki o beni buldu.”
Arkadaş Muhabbetleri ve Otobüs Teorileri
Akşam arkadaşlarla yine toplanıyoruz.
Konuyu açıyorum.
— “573 çok garip bir hat ya.”
Burak:
— “Her hat gariptir. Sen henüz 353’le duygusal çöküş yaşamadın.”
Zeynep:
— “Bence 573 gizli bir evren geçidi.”
Ben:
— “Bak bu daha mantıklı geldi.”
Sonra hepimiz gülüyoruz ama içten içe biliyoruz ki İzmir’de otobüs konuşmak, hayat konuşmak gibi bir şey.
573 Hangi Hat? Bir Şehrin Gizli Ritmi
Zaman geçtikçe fark ettim.
573 sadece bir numara değil.
Bir ritim.
Bir düzen.
Bir “her gün aynı yerde ama farklı hissediyorum” hali.
Otobüste aynı insanlar.
Ama herkesin kafasında farklı dünyalar.
Ben bazen camdan dışarı bakıp şunu düşünüyorum:
“Bu hat aslında beni değil, beni düşünen versiyonumu taşıyor olabilir mi?”
Sonra kendime gülüyorum.
Çünkü fazla düşünmek İzmir’de ücretsiz servis gibi: her yerde var.
Bir Gün Yaşanan Mini Kriz
Bir sabah otobüse koştum.
Kapılar kapanıyor.
Ben:
“Durun! 573 mü bu?”
Şoför bakıyor:
— “Evet.”
Ben nefes nefese:
— “Tamam o zaman yetiştim.”
Şoför:
— “Nereye yetiştin abi?”
Gülmemek için zor tuttum.
Çünkü gerçekten: nereye yetişiyoruz ki?
573 Hangi Hat? Artık Bir Soru Değil, Bir Alışkanlık
Zamanla fark ettim ki artık bu soruyu sormuyorum.
Çünkü cevap aslında önemli değil.
Önemli olan yolculuk.
Otobüsün içindeki küçük hayatlar.
Kulaklıkla kendi dünyasına kaçanlar.
Pencereden dışarı bakanlar.
Ve benim gibi “ben neredeyim ya” diye düşünenler.
573 artık bir hat değil.
Bir sahne.
Ve biz de oyuncu değiliz aslında… sadece yolcuyuz.
İç Sesle Son Konuşma
İç sesim son kez konuşuyor:
“Bak gördün mü? Basit bir otobüs bile sana roman oldu.”
Ben:
“Sen de biraz sus artık.”
İç ses:
“Olmaz. İzmir’de yaşıyorsun.”
Haklı.
“573 hangi hat” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Ecel olarak daha fazlası için buradayız!
Son Durak Değil, Sadece Bir Ara Durak
Bir gün yine 573’e bindiğimde fark ettim:
Artık 573 hangi hat diye sormuyorum.
Çünkü o soru çoktan başka bir şeye dönüşmüş.
Belki de:
Hayatta nereye gittiğimiz
Neden gittiğimiz
Ve bazen sadece gitmek zorunda olduğumuz
573 bana şunu öğretti:
Bazen en sıradan şeyler bile, fazla düşününce bütün bir şehri, bütün bir günü ve hatta insanın kendisini anlatabiliyor.
Ve en güzeli şu:
Otobüs her zaman geliyor.
Geç de gelse.
Eksik de olsa.
Sen yeter ki durakta ol.