İçeriğe geç

Dünyamız neden ısınıyor ?

Dünyamız Neden Isınıyor?

Hadi gelin, bir kafede oturuyoruz, bir yanda İzmir’in o güzel yaz havası, diğer yanda ise “Dünyamız neden ısınıyor?” sorusunu kendime sürekli sormama sebep olan bir fincan Türk kahvesi. O kadar ciddi bir konu ki bu, ama bir yandan da insanın içine işlerken, bazen “Vallahi bizim gezegenin sabahları sabah kahvesini içip, bir hafta sonra aynı kahveyi bir daha içmeye karar vermesi gibi” hissettiren bir mesele. Hadi başlayalım.

Giriş: Isınan Dünya ve Benim Hayatım

Öncelikle şunu söylemeliyim: Ben İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama içten içe her şeyin fazlasıyla derinlemesine düşünüldüğü bir tipim. Evet, doğru duydunuz, bu kafa karışıklığıyla birlikte, “Dünyamız neden ısınıyor?” sorusuna da kafamda milyonlarca cevap var, ama… Hani bazı sorular vardır ya, “Allah belanı vermesin” dedirten türden, işte o sorulardan biri bu.

Bunu size anlatırken bir yanda kahvem, diğer yanda yazdığım yazıyı okuyan siz ve bu soruya dair belki de yıllardır unutmaya çalıştığımız, ama her geçen gün biraz daha sertleşen cevabımız var: Dünya ısınıyor çünkü biz… Evet, biz. Gerçekten de biz, gezegeni ısıtıyoruz. Ama nasıl?

Karbon Dioksit ve Diğer İyi Niyetli Katiller

Şimdi bir yanda kahvemizi içmeye devam ederken, bir yandan da gözümüzün önüne o sıradışı fotoğrafı getirelim: Dünya, bir nevi o şanssız ama içten içe mutlu giyinmiş, o kadar pozitif bir insan ki… Sonra biz çıkıyoruz ve onun üzerine ceketimizi giydiriyoruz. Ceket de ne? Karbon dioksit. Her yeri kaplayan, dışarıyı soğutmayı bir kenara bırak, o kadar çok kalacak ki, mekanı adeta bunaltan, hatta yakıcı hale getiren bir şey. O kadar sevimli ki, bu gaz her gün biraz daha fazla atmosfere yayılıyor. Kendisini o kadar iyi hissediyor ki, atmosferde dolaşıyor ve gezegenin üzerini adeta fazladan bir katmanla kaplıyor.

Evet, bu katman sıcaklıkların artmasına neden oluyor. Bu da demek oluyor ki: Dünyamız neden ısınıyor? Çünkü biz, fosil yakıtları her gün yanıtmakla meşgulüz. Sadece arabalarla gitmek değil, o elektrikli cihazlar, fabrikalar ve diğerleri. Kendi yarattığımız bu karbondioksit, gezegenin sıcaklığını kontrol edemediğimiz bir şekilde yükseltiyor.

Gündelik Hayattan Bir Örnek: Araba Kullanma Alışkanlıkları

Tamam, herkesin hayatında bir araba var. Hepimizin… Benim de var. Araba kullanmak iyi bir şey mi? Haa, tabii, ama dikkat edelim, bazen yalnızca birkaç yüz metrelik yolu bile araba ile gitmek, bana “Benim şu an çevreyi pek umursamıyorum” dedirtiyor. Hani o “Bugün iş yerinde geç kaldım, bir şekilde yetişmeliyim” diyerek hop inip gazı köklemek.

Geçen gün, bir arkadaşım “Bir dakika, doğru söylüyorsun, biz neden hep arabalara binip, her şeyi hızlandırmaya çalışıyoruz ki?” dedi. “Evet ya, biz böyle her yere binip gitmek yerine belki biraz yürüyebiliriz,” dedim ama az sonra, arabayı park ettiğimizde, şöyle bir göz attım, “Zaten yürümek de istemiyorum,” dedim. Çünkü hava sıcaktı, belki de dünyamız ısınıyordu… İronik değil mi?

Ormansızlaşma: Ağaçlar Neden Sessiz?

Ağaçlar! Şu birçoğumuzun ismini her gün duyduğu ama çoğumuzun göz ardı ettiği sessiz kahramanlar. Yani, Dünya ısınıyor çünkü biz ağaçları kesiyoruz. Bu olayda sorun şu: Ağaçlar, atmosferdeki karbonu emme konusunda süper kahraman gibi işler yapıyorlar. Ama biz ağaçları kesince, o karbonu tutacak hiç kimse kalmıyor. Bu da doğal olarak, atmosferdeki karbondioksitin miktarını arttırıyor.

Geçenlerde, bir arkadaşım “Dünya neden ısınıyor?” diye sorduğunda ona şöyle dedim: “Bilmiyorum, belki de sadece ağacın benzemediği tek şey bir yaz günü, rahatlamaya çalışan bir iş adamıdır.” Hep birlikte kahkahalar atıp, ağaçların aslında doğanın bize hediye ettiği en değerli şeylerden biri olduğunu unutarak geçtik ama sonra düşündüm: “Keşke biraz daha dikkat etseydik.” Çünkü sadece bir ağacın birkaç dalını kesmek, dünya sıcaklıklarının artmasına neden olabiliyor.

Hayatın Kendisinde De Isınma Var: Efsane Olan Bir Sıcak Yaz Günü

İzmir’de yazın her yerden sıcaklık yükseliyor. Hatta ne kadar çok sıcaklık varsa, o kadar tatlı oluyor. Ama… Isındıkça işler değişiyor. O yaz günlerini hatırlıyorum: Akşam saatlerinde evde otururken, camlardan hafif bir esinti girmeye başlardı. Bir süre sonra, o esinti yerini iyice bunaltıcı bir havaya bırakırdı. “Hadi ya, sıcak mı oldum şimdi, bir dakika durun!” dedikçe, eve daha fazla sıcaktan baskı gelirdi. Sonunda, “Yine mi klima açacağız?” dediğimizde, bir hafta boyunca klimanın yetersiz kalmasıyla birlikte, evin içinde adeta “yeryüzüne daha yakın hissettiğimiz bir alan” yaratırdık. Klima yoksa, dışarıdaki hava gerçekten daha sıcak olurdu. Bir yandan dünya ısınıyor ama ben evde kalıp klima yandıkça bu ısınmayı dengeleyebileceğimi düşündüm. Tam bir içsel çelişki!

Küresel Isınmaya Karşı Neler Yapabiliriz?

Şimdi, her şeye rağmen hayatımıza devam etmemiz gerekiyor. Bizim gibi gençlerin, hem eğlenceli hem de dünyayı kurtarmak için birtakım sorumlulukları var. Belki de otomobil yerine bisiklete binmek, karbon salınımını azaltmak için daha fazla ağaç dikmek, her gün birer plastik şişe kullanmayı bırakmak gibi eylemlerle dünyamıza karşı küçük adımlar atabiliriz.

Özetle, “Dünyamız neden ısınıyor?” sorusunun cevabı, aslında hepimizin içinde. Bizler, bir araya gelerek bu sıcaklıkları dengelemek, geleceğe daha iyi bir dünya bırakmak için bir şeyler yapmalıyız. Bunu yaparken de eğlenmekten, gülmekten asla vazgeçmemeliyiz. Çünkü, sonuçta dünyamızda yapabileceğimiz tek şey, biraz daha düşünmek ve onunla barış içinde yaşamak.

Ve tabii ki, serinletici bir yaz rüzgarı eşliğinde, her şeyin çok daha güzel olacağını unutmamalıyız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet yeni giriş adresi